Hobi çeşitliliğinde üstüme yoktur:))) Şimdilik kategorilerimde gördüğünüz kadar. Daha da çoğaltmaya çalışıyorum. Hepsi amatörcedir ve öğrenme kaynağım internettir. Dünya gözüyle, yaparken zevk aldığım her el işini denemek istiyorum.Her el işini sanata dönüştüremem ama ucundan azıcık tadına bakar keyfini çıkarırım. Bu da bana yeter.

31 Ekim 2011 Pazartesi

UZAYLI:))

Resin'e ilk başladığımda, renk denemek için bol bol yüzük yapmıştım. Çok sade oldukları için sanıyorum kimse beğenip satın almadı. Ben de biraz kılık değiştirttim onlara. Her renk zuzaylı (biz aramızda öyle deriz) yapabilecek yüzük taşım var elimde. Aslında yeşiliyle Mars'lı yapmalıydım değil mi?:)))




28 Ekim 2011 Cuma

ETSY SİPARİŞLERİM

Bu broşu
alan hanım, üç broş daha istedi. Alttakileri de beğendi ve aldı. Memnunum tabii ki:))



27 Ekim 2011 Perşembe

Bekir Coşkun: Denk Gelmedi Gülüm…

Yine aynı sorun:
Denk getirememek…

*
Çadır var…

Evi yıkılmış insan da var…

Ama çadırı evi yıkılmışa denk getiremiyorlar…
Yoldan geçen Balıkesirli’ye vermişler çadırı… O da denk getirememiş; açıp içine girmek yerine, üzerine oturmuştu televizyonda…
*
Afyon depreminde, o zaman ilk kez çadırları zamanında ve gereksinimi olanlara götürüp vermişlerdi eksiksiz… Sıra çadırları kurmaya geldi, çadır kazıklarını Ankara’daki depoda unutmuşlardı…
Yani kazık çadıra denk gelmemişti…
İlk uçakla kazıkları beklerken, kazıklar yerine Cumhurbaşkanı indi uçaktan…
*
Hep söylüyorum; uygarlık, denk getirme yeteneğidir…
Suyun musluğa, okulun çocuğa, işsizin işe, hastanın doktora, adaletin mağdura, ekmeğin aç olana denk getirilmesidir uygarlık…
Çimentoyu demire denk getiremedikleri için binalar insanların başına çöktü…
Çadır var, sokakta kalmış insanlar var…
Denk gelmiyor…
*
Kamyonu yağmaladılar, izdiham çıktı, kargaşa, itişmeler, kakışmalar… Güvenlik kuvvetlerinden birisi havaya ateş açtı…
Kamyonu vurmuş…
Demek ki havayı denk getiremedi…
Sonunda kolileri dağıttılar…
Abuzer eve götürdü; üç yüz adet çocuk bezi…
Çocuklarının yaşı otuzun üzerinde, askerliklerini yapmışlar hepsi… Küçük olsalar çocuk bezi çocuklara denk gelecek hadi…
*
Çadır var mı?
Var…
Evi yıkılmış insanlar var mı?..
Var…
Devlet uğraşıyor, ama denk getiremiyor…
*
Çünkü hiçbir zaman memlekete adam gibi devlet adamları denk gelmedi de ondan…
Misal; Marmara depreminde konulan “deprem vergisi” hâlâ vatandaşlardan kesiliyor… O para AKP’ye 12 milyar TL olarak devredildi… Şu ana kadar toplanan para 49 milyar TL…
Para ortada yok…
Nereye gittiğini bilirsiniz…
Sonuçta deprem parası depreme denk gelmedi…
*
Ne yapacaksın?…
Aklın başa denk gelmesi lazım bir gün…
Gelmiyor gülüm…

22 Ekim 2011 Cumartesi

Vefat ve teşekkür - Yılmaz ÖZDİL

Günlerdir bekliyorum.

Galiba paraları bitti.
*
Şehit ailelerine, silahlı kuvvetlere, polis teşkilatına... Başsağlığı ilanı veren bi tane firma yok!
*
Sırf yalakalık olsun diye, kenarları kalın siyah çerçeveli sayfa sayfa ilanlar verip “derin üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz, kederli ailenize, muhterem evladına” diyen arkadaşlar... Nerede?
*
Canını ortaya koyan çocuklarda... Menfaat olmadığı için mi?
“Ölü yatırım” oldukları için mi?
*
Kedisinin vefatı üzerine, kedisine hitaben, gazetelere teşekkür ilanı vermişti biri... Dandik şarkısına klip yapan plakçıya ilanla teşekkür eden şarkıcı var. İşkembeciyi hizmete açan bakana ilanla teşekkür etti işkembeci... Kavşak yaptıran belediye başkanına, mağazasının kurdelesini kesen valiye, ameliyatını yapan doktora, taraftarına ilanla teşekkür eden spor kulübü var.
*
Biz bunaklaşana kadar yaşayalım diye henüz 20’sinde toprağa girenler... Bari tek sütun teşekkür ilanını hak etmiyor mu?
*
Ramazanda, kandil’lerde... Ne kadar da dini bütün olduğunu göstermek için cepten mesajlar atıp “nurlu gecelerde üstünüze ışıklar yağsın, rahmet yağmurlarında ıslanalım, melekler avucunuza gül koysun” filan gibi, maneviyat dolu satırlar fışkırtanlar... Kontörünüz mü bitti?
*
Gâvur askeri midir bunlar kardeşim...
Ona buna mevlit okutanlar nerede ?

Yılmaz Özdil 

21 Ekim 2011 Cuma

SIRADAN BİR GÜNDÜ İÇİMİZ YANDI....

Çalar saatler çaldı...
Çocuklar uyandılar...
Çaydanlıklar ocaktaydı...
Evlerde kızarmış ekmek kokusu...
Sesi kısık televizyonlarda spikerler ilk haberleri okudular:
Terör dün gece 24 yiğidimizi almıştı...
*
Sıradan bir gündü...
Her zamanki gibiydi aslında; içimiz yandı...
*
Aynı şeyleri söylediler büyük adamlar...
Sıradandı...
Televizyonlara çıkıp her konuda fikir sahibi olan o koca çeneli... Ekrana uygun gömleğini, dallı kravatını seçti...
Hiç utanmaları yoktur...
Bir teki olsun imamı kızdıracak laf söyleyemez...
Bir teki olsun diyemez ki:
“Siz değil misiniz; anayasadaki ‘Türk’ sözcüğünü atmak, yerine Müslümanlığı üst kimlik yapmak uğruna, Kürt milliyetçiliğini körükleyip kullanan?..”
Sormadı bir teki:
“Demokratikleşme adı altında, kendi ordusunu hapse kapatıp da teröriste kucak açan kimdi?..”
*
Sıradan bir gündü...
Halimiz her zamanki gibi...
*
Diyelim ki tek tek insanlar öldürüldüğünde millet ayağa kalkmıyor...
Çünkü üçlü-beşli ölümler de sıradandı...
Toplu olacak...
O zaman kızıyorlar...
İktidara bağırıyorlar, sadece günlük sayı limiti aştığında...
İhaneti ve gafleti bildikleri halde, daha birkaç ay önce “bi daha” diye zıplayanlar, bu parçalanışı ta o zaman onaylayanlardı...
Ve en çok şehit tabutunun gittiği yerler, iktidarın en çok oy aldığı yerlerdir...
Açın bakın, yalan mı?..
Aklını, bilincini, duygularını yitirmiş kör ve sağır çoğunluk için ne fark eder ki...
Çoktan uyanmıştı zaten:
Biraz beyni olaydı...
*
Dün kırmızı çiçekler gibi serpiştirildiler yurda...
Kara haberi getiren subaylar kapıları çaldılar...
Avuçlarında sevgililer ve analar için bir avuç ateş vardı...
*
Doğup büyümelerinden hiç de haberimiz olmamıştı...
Fidan gibi yiğitler biz rahat uyuyalım diye o gece canlarını verdiler...
Yarın unuturuz nasıl olsa...
Bu isyan, bu tepki, bu yanış...
Sıradandı...

BEKİR COŞKUN

19 Ekim 2011 Çarşamba

PARTİ MASKESİ

    Turunç'ta ürünlerimi satan arkadaşım, ay sonunda orada yaşayan yabancıların düzenlediği Halloween partisine katılacakmış. Ona sürpriz bir hediye yaptım:)) Face'de görmez inşallah. Görürse de gelir alır. Zaten bugün yarın uğrayacaktı. Beğenir inşallah.
    Desenli keçe Duru'dan, pullar görümcemden, kurdele şeker kutusundan çıkma. Düğüm işi yaptığım günlerden artan kırmızı parça, fimo denemelerimden kalma yıldız. Tüyler aylardır dolap bekliyordu. Toplama malzemeyle bu çıktı ortaya işte:))

17 Ekim 2011 Pazartesi

16 Ekim 2011 Pazar

XMAS ORNAMENTS FOR MY ETSY SHOP

Tereciye tere satayım biraz dedim:)) Etsy'de dolaştım, benim kar kristallerim, yıldızlarım gibisi yok. Zaten fikir de bana ait olduğuna göre şansımı deneyeyim bakalım. Belki satılır. Yılbaşı alışverişleri başlamış Etsy'de, geç kalmamak lazım.  Çok tüccar gördüm kendimi :)))

10 Ekim 2011 Pazartesi