Hobi çeşitliliğinde üstüme yoktur:))) Şimdilik kategorilerimde gördüğünüz kadar. Daha da çoğaltmaya çalışıyorum. Hepsi amatörcedir ve öğrenme kaynağım internettir. Dünya gözüyle, yaparken zevk aldığım her el işini denemek istiyorum.Her el işini sanata dönüştüremem ama ucundan azıcık tadına bakar keyfini çıkarırım. Bu da bana yeter.
ahşap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ahşap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Haziran 2016 Pazar

TATİLCİLER GELMEDEN...

   Ailenin tatilini burada geçirenleri için hazırlıklara devam ediyoruz. Bayramda gelmeye başlayacaklar. En önemlisi kızımız gelecek. 3-4 gün için bile olsa göreceğiz. Yeğenim gelecek. Eşini çocuklarını bırakıp gidecek. Sahildeki minik evleri onların rahatlığı için hazırladık. 5 yıldızlı hâle getirdik :) Yeter ki rahat etsinler, güzel bir tatil geçirsinler. Anneciğimle babacığım yıllık izinlerimizde geldiğimizde bizim için hazırlarlardı herşeyi. Buzdolabında yemeklerimiz bile hazır olurdu. Şimdi sıra bizde :) Fedâ olsun hepsine :) Yalnız yaşlarımız fena halde kendini gösteriyor. 10 yıl önce iki günde yapacağım işi. 15 günü geçti her öğleden sonra 3-4 saat çalışarak zor bitirdim. Ağrımadık yerim kalmadı. Çok yoruldum. Canım sıkılıyor bu duruma tabii. Tasarladığım hıza vücudum cevap vermiyor maalesef. Vücudumun tombulluğunun da bunda etkisi var tabii :)
   Kuzucukların isimlerini duvarlarına astım. Bakalım kaç günde hakkından gelecekler :)

Kızımın bebek görmeye gelenlere ikram etmek istediği minik lavanta keselerini kendim yapsam diye niyetlendim. Bu minik patikten olur mu acaba? İçine tüle sarılmış lavanta paketçikleri koyarız. Arkalarına mıknatıs da yapıştırılabilir. Bu sadece denemelik. Daha canlı renklerden olabilir tabii.


    Günlerdir ortada gezen tığ örgüsü şapkayı da göstereyim size. Hoş Facebook ta paylaşmıştım ama resmî kayıtlara geçmesi açısından buraya da koyayım :) Kim ördüyse ellerine sağlık pek güzel örmüş. Bir de nereden, kimden geldiğini hatırlasaydım. Veren kendini bilir, bu yazıyı da görürse atıversin bir yorum :) Kumaş boyalarıyla sünger fırçayla boyadım. LGBT yürüyüşünün olduğu güne de denk gelmemiş miyim :) Tövbe billah kasıt yok :)









Kızımın müstakbel bebişine başladığım tığ işi battaniyeye de devam ediyorum ama sıcaklarda kucağında koca bir yığın, zor oluyor :(
       Hava da nasıl sıcak anlatamam. Yarın yağmur geliyormuş sözde. Çıkıp sırılsıklam ıslanacağım. O derece piştim yani :) Kediciklerim taşlarda yatar oldular. Hiç kucağa, üste başa tırmanan yok :)
    İlgilenenleriniz biliyordur. Paypal Türkiye'den çekildi. Bizim Etsy satışlarımız da bıçak gibi kesildi. Oyalanacak işler azaldı . Oyunlara sardım. Facebook'taki Candy Crush en favori oyunum. Bana 500 oyun oynanıyor dediler. Başladım. 3 sene oldu hâlâ oynuyorum. Ben gidiyorum, yeni oyunlar ekliyorlar. 1493. oyundayım. Deli miyim neyim? Evet öyleyim :) Bir de Face'in kelime avcısı oyunu var. Zamana karşı kelime türetiyorsunuz. Oyuncularla sohbet de edilebiliyor. Kelime türetme en sevdiğim oyunlardan. Çok başarılı ve hızlı değilim ama olsun. Kelimatör'ü de severim.
Bir şekilde bu sıcak yaz günlerini geçireceğiz. Sonrasında merhaba bebek :)

13 Ekim 2012 Cumartesi

SU BİDONLUĞU

   Geçen yazdan beri balkonda zımparalanmış halde bekleyen eski su bidonluğuma nihayet yeni elbisesini giydirebildim:))) Ahşap boyama ile uğraşan arkadaşlar bin tane kusur bulacaklardır ama idare etsinler artık. Neticede amatörüm. Hamur kabartma yapmak niyetindeydim. Hatta Meral Hanım sağolsun fotokopiler göndermişti. Ancak çok derli toplu, hergün toz alan cinsinden titiz olmadığım için vazgeçtim. Zira kabartmalı abajuruma biriken tozları silmek epey zor oluyor. Söküp yıkıyorum daha kolay oluyor. Ancak su bidonluğu yerde duruyor kaldırıp yıkamak zor. Kolayca silebileyim diye düz yaptım. Meral Hanım'cığımın yolladığı uğurböceklerini kabartmadan saymıyoruz artık:)
    Çiçekler Cadence hazır transfer. Bayıldım ben bu hazır transfer işine. Uygulaması çok eğlenceli. Herkes damga basıyor ya, ben de kendi yaptığım çiçek ve yaprak damgalarımı kullandım:)) İş yerinde kullandığım isim kaşesi damgam vardı, espri olsun diye onu basacaktım ama emekli olalı 12 sene oldu, kurumuş:)))
İrili ufaklı puantiyelerime de dikkatinizi çekeyim zira zor görünüyorlar:)







6 Temmuz 2011 Çarşamba

4 Temmuz 2011 Pazartesi

21 Kasım 2009 Cumartesi

TORNACI OLMAYA KARAR VERDİM



Keçe şapkayı plastik mutfak kabının tersinde yapmak zor gelince kalıp yaptırmaya karar verdim.Marmaris marangozlarını dolaştık.Kimse yapmıyor.Herkes Tornacı Kâzım'ı tavsiye ediyor.Türk işi yer tarifleri ile zar zor bulduk adamı.Önünden geçiyor görmüyormuşuz meğer.Tahmin edilecek gibi bir yer değil ki.İzbe bir kapı,ne bir tabela, ne bir hayat belirtisi.Bakındığımızı gören biri karşıki çay bahçesinden elleri cebinde ''kime baktınız?'' diye geldi.Kâzım usta kendisi imiş.''yaparım, kütük getirin bende yok'' dedi.Yer târif etti, gidip aldık.İstediğim yükseklikte iki parçaya böldürdük.Dağ gibi çam kütüğü yığılı, içlerinden uygun olanını bulmak ne zor oldu bilemezsiniz.Seçme şansı verilince insan ''bulmuşken en uygununu alayım'' derdine düşüyor.Neyse ki kovulmadan seçtim birini:))) Kâzım Usta da beğendi, başladı çalışmaya.O izbe yerin içinde neler yokmuş meğer.O çok pahalı âletlerin çalınmama sebebi çok ağır olmalarıdır kesin.O çalışmaya başlar başlamaz ''torna'' denen âlete âşık oldum.''Bana bundan al'' deyince, benim sabırlı kocam attı kahkakayı. Haydi o kadar büyüğü olmayıversin canım benimki.Minyatürüne de râzıyım:))) Süper bir makine.Ustayla beraber kütüğü  sıkıştırdık tornaya, başladı dönmeye.Usta neresine keski tutarsa orası oyuluyor.Dura kalka, ölçe biçe, nasıl istediğimi sora sora yaptı .Kimse böyle birşey istememiş bugüne kadar.''Eh mâdem, kapıya bir tabela as, hem arayan seni rahatça bulsun. hem de belirt ''Şapka kalıbı yapılır'' diye'' dedim.Gülüyor.İşte kalıplarım.Kocam sağolsun, onları benim için güzelce zımparaladı, vernikledi.
Kalıpları görüp beklentileri yükseltmeyelim lütfen.İnsan içine çıkacak gibi olmazlarsa göstermem:)))

9 Eylül 2009 Çarşamba

BIÇAKLIK








Vakti zamânında, işyerine gelip mal satanlara yutulmuş bu bıçaklığı almıştım.Senelerce kullanmadım.Varlığını bile unutmuşken, en son taşınmamızda çıktı bir yerlerden.Kullanmaya başladım ama hep sevimsiz göründü gözüme.Sonunda gözümü karartıp onu bu hâle getirdim.Eskisiyle kıyaslayınca ...eh işte bir renk geldi üzerine hiç olmazsa.

18 Temmuz 2009 Cumartesi

ÇİÇEKLİ AYNA

















Kızım bir top kâğıt vermişti, işime yarar diye.Burada güzel peçete veya dekupaj kağıdı bulmak mümkün değil.Kâğıdı inceledim, tek kat peçete gibi ama çok sağlam.Çiçeklerini kabartabilirim diye düşündüm.Formika kaplı bir parça ayna kestirmiştim.Boya tutacak gibi değildi.Allahtan rengi çok açıktı.Yoksa beyaza boyanmadan dekupaj güzel olmuyor.Yine de bittikten sonra birkaç fırça darbesi ile beyaz çiçekleri ve yeşil dalları canlandırmam gerekti.
Kâğıdı dekupaj tutkalı ile ahşaba yapıştırdım.Fazlalıkları kesip içine katladım. Başka bir parça kâğıttan çiçekleri kesip, 2-3 mm kalınlığında açtığım, havada kuruyan hamura yine tutkal ile yapıştırdım.Çiçeklerin kenarlarından kretuarla hamuru kestim.Yine ayni tutkalla aynanın üzerine parçaları yapıştırdım.Rötuş yapıp yine bütün yüzeyi tutkalladım.Kuruyunca iki kat su bazlı parlak vernik sürdüm.Ece Aymer'e saygılarımla...