Hobi çeşitliliğinde üstüme yoktur:))) Şimdilik kategorilerimde gördüğünüz kadar. Daha da çoğaltmaya çalışıyorum. Hepsi amatörcedir ve öğrenme kaynağım internettir. Dünya gözüyle, yaparken zevk aldığım her el işini denemek istiyorum.Her el işini sanata dönüştüremem ama ucundan azıcık tadına bakar keyfini çıkarırım. Bu da bana yeter.

19 Nisan 2010 Pazartesi

FİMO DENEMELERİNE DEVAM

Dün de bunları yaptım. Bugün pişirdim. Hepinizin verdiği bilgileri kullandım. Ruşen'ciğimin dediği gibi uyduruk bir parça hazırladım. Yanarsa hemen belli olsun diye sarı kullandım. Fırınım turbo ancak üzerindeki sıcaklık ayarına güvenmediğim için sıcaklığı on dakika arayla yavaş yavaş yükselttim. Sarı rengin bozulmaya başladığını görünce çıkardım.Turunculaştı. O sıcaklıktan önceki dereceye getirdim.Pyrex  çay tabağının içinde yaptım pişirmeyi, yapışmadı. Sıcaklığı keşfedince diğerlerini banyo seramiklerimizin yedeklerinden birinin üzerine dizdim. Metal parçadan çıkartmadım  şekillerini bozarım diye. İyide oldu. (Tek faul küçük yıldız süste çıktı. Ben onu metal diye kullanmıştım, meğer plastikmiş, büzüşmüş olduğu yerde. Söküp yenisini yapıştırdım) .Fırın soğuyunca hepsini birden yarım saat pişirdim.Bir yerde sıcakken suya  atılırsa daha sağlam oluyor diye okumuştum. onu da yaptım. Yine sıcaklık fazla oldu gibime geldi ama renkler çok bozulmadı idare eder. Mavi biraz tuhaflaştı o kadar..Eh ilk deneme için fena oldu sayılmazlar. Cilalanmaları kaldı. O kısmı kolay.

18 Nisan 2010 Pazar

AKŞAM PAZARI BUNLAR HAANIIIM...

Dayanmak ne mümkün. Kıvırttım hemen birşeyler. Âlet edevat beklesin şimdilik. Yalnız maket bıçağı yetti bunları yaparken. Büyüyünce onları da kullanırım:)))Bilenlere soruyorum, fayans üstünde pişirebilir miyim? Yapışır mı?.
Ne olur ne olmaz , pişirmeden resimlerini çekeyim dedim. Yanarlarsa bakıp bakıp ağlamak için:)

17 Nisan 2010 Cumartesi

TEŞKÎLÂT HAZIR

Teşkîlât hazır da, cesaret yok. Şimdilik bakışıyoruz:)))

16 Nisan 2010 Cuma

ÇANTANIN ÖRÜLÜŞÜ

Başlığa bakıp da bildiğim bir şeyi anlatacağımı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Aldım elime ipi tığı,  deneye yanıla buldum bir yol. Doğrusu bu mu bilmiyorum. Bucanni'ye sorarız olmazsa, o bize doğrusunu gösterir. Benimki yaptım- oldu tekniği:)) Şişle lif örmüştüm de, tığla bu ilk.
  Resimlerin arasına yazmayı beceremedim.
 Önce çantanın enini ne kadar istiyorsam. o kadar zincir çektim.Sık iğne yaparak geri döndüm.Dönüşlerde hep 1 zincir çekip döndüm ki ilmek sayısı eksilmeden devam edebileyim.Tığı ilk deliğe batırırken ipi orta parmağımla geriye ittim.Parmağımın üstünden dolanmış ipi tığla çekip battığım delikten çıkarttım. Bir önceki ilmekle beraber ördüm.Orta parmağımı doladığım ipten çıkardım. Böyle devam ettim.Gidişleri püsküllü ördüm, dönüşleri sık iğne. Metal sapın yeri gelince sağdan soldan eksiltip ölçüsünü sapa göre ayarladım ve sapın arasına girecek kısmı rahat dikebilmek için , iki taraftan da iki ilmeği sık iğne olarak ördüm.
   Dikme kısmını kendiniz halledin. Anlatıp da korkutmayayım:)))

ZENGİN OLDUM

    Ancak bizim gibi hafif çatlaklar sevinir böyle şeylere değil mi? Peçetelerimi aldım bilgisayarımın yanna, bugünü yanımda geçirecekler sevile okşana.
   Marmaris'in  posta dağıtımı berbat. Telefonla taciz ederek getirttim zarflarımı. Yok arkadaşlardan biri askere gitmiş,  yok eleman sıkıntısı varmış. Bana ne ayol. Yapamayacakları işleri üstlenenlere sinir oluyorum. Ptt müdürü bir hanım. Kargocularına kızdığımda açtım telefonu şikayet ettim. Kadıncağız ezilip büzülüyor. Âmirlerini de rezil ediyorlar. Bu işsizliğin zirvede olduğu zamanda işi olup da  hakkını vermeyenlere yazıklâr olsun.
 Peçetelerim ''your fobi is my hobi'' den ve ''Mayri'nin renkleri''nden geldi. Her ikisi de sağ olsunlar fazla fazla göndermişler. Nazik kartlarına ve zahmetlerine teşekkür ediyorum. Kullandıkça onları sevgiyle anacağım.

15 Nisan 2010 Perşembe

ŞEKER PEMBE

Sevgili Bucanni örmüştü bu çantadan. Çok hoşuma gitmişti. Bir tane çanta ağzım vardı, o modelle değerlendireyim dedim.Teşekkür ediyorum kendisine bu güzel çantayı örerek bana verdiği ilhamdan dolayı.
  Belgin'ciğimin minik çantalarından da ilham aldım. Çiçekleri dikmedim henüz. Dikeyim mi?

12 Nisan 2010 Pazartesi

TIĞ İŞİ YAZLIK TAKILAR

Marcia Prado görmesin, Katia görmesin.'' Uzun zamandır bizi izliyorsun, yapa yapa bunları mı yaptın? '' derler. Vallahi kusura bakmasınlar yattığım yerde bu kadar örebildim. El işi yapmadığım yer olarak bir yatak kalmıştı, o da oldu. Ay yook, o aklınıza gelen yerde de yapmadım henüz :)) Orası Sudoku çözme yeri:)))

7 Nisan 2010 Çarşamba

YÜZÜKLER

Artan çiçeklerden de iki yüzük çıkardım. Böylece bu fasıl da kapandı. Şimdi gözüm fimolarda. Aslında bunları yapalı çok oldu da sırayla yavaş yavaş yayınlıyorum. Zira bel fıtığım fena halde azdı. 1 haftadır iyileşemedim. Çünkü yatamıyorum. Yatmayınca da geçmiyor. Damdan düşenler halimden anlar. Berbat vaziyetteyim.

5 Nisan 2010 Pazartesi

4 Nisan 2010 Pazar

MOR-PEMBE-BEYAZ KOLYE

Banyoda kendi boynunuzda resim çekmeye kalkınca böyle oluyor:)))

2 Nisan 2010 Cuma

1 Nisan 2010 Perşembe

BALKON LAMBASI


10marifetteki ilk yazılarımdan olan balkon lambasını bazılarınız hatırlar belki. İşte o lamba buraların rutubetine dayanamayıp paslandı, kağıtlarının rengi soldu. Yine elden geçirdim ve gıcır gıcır oldu.